Bluetooth Kulaklık

Bluetooth Kulaklık Satın Alma Rehberiniz

Sennheiser MM450 benim yolculuk kulaklığım. Bu kulaklık noise guard özelliği sayesinde uçağın “wuuuuu” sesisini ortadan kaldırıyor ve tertemiz, arka plan sesi olmaksızın müzik dinleyebilmenizi sağlıyor.

Güzel bir çantayla birlikte geliyor ürün. Siyah kumaş çantanın bir ön cebi ve kulaklığınızı rahatlıkla taşıyabilecek bir ana gözü var bu çantanın. MM450 rahatlıkla katlanarak ufaldığını da belirtmem gerek. Yassı kolay taşınabilir bir hal alıyor katlandığında.

Çantanın ön gözünde uçakların şu garip 2 bacaklı jack bağlantısını normal kulaklığa çeviren adaptör ve ciddi sistemlere bağlayabilmek için büyük boy stereo jack adaptörü çıkıyor. Bluetooth bir kulaklık olan mm450 çantadan çıkan kablo kullanılarak kablolu bir kulaklık olarak da iyi iş görüyor.

Bu kulaklığı peki neden kablolu kullanayım sorusunun 2 cevabı var:

1- Şarjın bitince tak kabloyu kullan.

2-Uçakta kablosuz cihazlar yasak falan dendiğinde takıp kullan.

Bu arada kablolu kullandığında, kulaklığın bluetooth özelliği devre dışı kalıyor ama aktif gürültü engelleme sistemi devreye alınabiliyor.

Bluetooth modundayken de gürültü engelleme tabii ki çalışıyor ve gayet performanslı şekilde.

Noise guard butonu kırmızı renk bir LED ile aktif olduğunu söylüyor. Düğmeye kısa bastığında kulaklığın dışarıdaki mikrofonu aktif hale gelerek dışarıdan gelen sesi yükselterek içeri veriyor.

Bu dışarıdan gelen sesi kulaklığa yükseltip verme özelliği uçakta çok fonksiyonel gözükse de ben pek etkin kullanamadım. Hesapta hostes gelince ben o düğmeye basıp hostesin sesini gürül gürül duyacağım. Ama ne yazık ki her seferinde bunu yapmayı unutup tacı çıkartıveriyorum. Bu arada bu kulaklığı yaklaşık 4 senedir kullandığımı belirtmek isterim :)

Ürün akıllı telefonlarla çalışmak üzere yapılmış. Özellikle Iphone ile uyumlu çalıştığı için satınalmıştım. Bu kulaklık cep telefonu görüşmeleri de yapmanıza imkan tanıyor. Tam bir mobil kulaklık. Kulaklığın mikrofonu etkileyici diyemem. Zaten mikrofon taa kulağınızda olduğunu düşünürseniz bir çağrı merkezi kulaklığı gibi sonuç beklemeniz zaten yersiz. Ama işini yapıyor. Ortamda çok gürültü varsa sesinizi zor duyuruyorsunuz.

Sporda kullanır mıyım?

Kulak yastıklarının deri olmasından dolayı kulaklarımı çok terletiyor. Benim kafa yapımdan dolayı taçlı kulaklık kullanırken hep zorlanmışımdır. Bu kulaklığın taçlarında deri kaplı sünger destekler var. Bunlar sayesinde ancak çook uzun süre takarsam rahatsız oluyorum. Ağırlık çalıştığım günler tercih ediyorum. Bisiklette zaten olmaz çünkü taç var. Kask takamıyorsun. Koşarken kışın olabilir ama yazın terleme yapacağından önermem. Dışarıda koşacaksan kulağa iyi oturduğundan sesi noise guard kapalı bile olsa iyi engelliyor yani dikkat etmen lazım.

Bu bir uçak, seyahat kulaklığı arkadaşlar.

Ses kalitesi olarak bence tatmin edici sonuç veriyor. Daha iyi kulaklıklar var kesinlikle ancak fiyat/performans oranı çok tatminkar bir ürün. Sennheiser kalitesi, dayanıklılığı için alınabilir.

 

 

Spor yaparken, özellikle bisiklete binerken

 

Sevgili arkadaşlar biliyorsunuz eskiden bisiklete biniyorduk ve pedala basıyorduk. Ama günümüzde öyle mi :) Kask, eldiven, tayt derken acayip bir donanım gerektiriyor bu iş.

Kask taktığınızda taçlı bir kulaklığı kafanıza takabiliyorsanız takın. Mümkün değil rahat edemezsiniz. Dolayısıyla MM100 tam da bu iş için. Taç enseden dolaşıyor. Bu sayede kafanızdaki kaskla kulaklık arasında hiç bir ilişki yok.

Arkadaşlar bu kulaklığı ben yaklaşık 2 yıl önce satınaldım. Sporda kullanmak üzere satın almıştım. Bilmiyorum sizin de başınıza geliyor mu, benim kafa yapımda taçlı kulaklık kullandığımda bir süre sonra kafamın tepesinde bir ağrı oluşuyor. Bazı Sennheiser kulaklıklarda bunu önlemek için o bölgeye süngerli bir yastık yapıyorlar ama her üründe o da işime yaramıyor. Sporda bu kulaklık çok hoşuma gitti.

Bisiklettesin Telefon Çalıyor?

İşte bu kulaklıkta en çok hoşuma giden şey. Ben genelde ofisten erken çıkıp hafta içi ormanda bisiklete binerim. Cümleyi ters kurdum sanki hergün yapıyormuşum gibi oldu ama aslında haftada 1 kez hafta içi 1 kez hafta sonu biniyorum. Özellikle hafta içi bindiğimde telefonum gerçekten en az 2 kez çalar. İnsan hafta içi işten çıkıp bisiklete bindiğinde bunu yapamayanlar da var diye düşünerek vicdan azabı yaşıyor. Her çalan telefonda sanki ofiste çalışıyormuş gibi cevap veresi gerekiyor. Düşün, yokuş yukarı tempolu çıkıyorsun. Telefon sırt cebinde ve kim arıyor bilmiyorsun. Ama vicdanen cevaplamak istiyorsun. Hemmen kulaklığın üzerindeli kocaman sennheiser logosuna basıyorsun. Adam karşında. Yaw bu çok harika.

Peki neden kulak içi falan değil de bu kulaklık? Neden Sennheiser MM100. Bakınız anlatayım. Öncelikle kulak içi kulaklıklar benim kulağımın içini sevmiyorlar. Hep bir düşme merakı oluyor bu kulaklıkların. Ben de sennheiser’In en bir üst sınıf kulak içi var. Onu da başka bir gün anlatırım. Bluetooth degil. Hadi söyleyeyim ie800. Bunu soktuk kulakta duruyor bir şekil ama bu şekil bir kulaklığı soktun mu kulaklığına hiç birşey duymuyorsun arkadaş!

Bisiklette dışarıdan gelen sesi duymak gerek!

Sennheiser MM100’de olay bu arkadaşlar. Dışarıyı duyabiliyorsun. Çünkü kulaklık kulağın üstünde. Tabii ki kulaklığı bir dereceye kadar kaplıyor, enseden dolaştığından yine kulakta duracak kadar yerini de koruyor ama bir kulak içi gibi dışarıya karşı sağır etmiyor. Yada kulak üstü tam kapalı kulaklıklar gibi de değil. Bendeki bisiklete binmek için tek en iyi kulaklık budur. Bir başka güzek yanı telefonu açma kapama, ses aç, parça atlat, dur biraz sessizlik olsun gibi durumlarda, nerede şu kumanda kablonun üzerinde gibi durumlar yaşatmıyor. Biliyorsunuz bazı ürünlerde bu işler bluetooth bile olsa kablo üzerinde. Eşimde bir kulak için bluetooth stereo plantronics var. Surekli eli kablonun çeşitli yerlerinde. Bir de bazen ormanda yanlış yere sapıyor bağır bağır duyuramıyorsun sesin. Yani neymiş kulak içi kulaklık bisiklette sakat iş.

Ses kalitesi ve teknik özellikleri nasıl

Arkadaşlar bu ürün de L2TP destekli. (artık bunu desteklemeyen bir stereo bluetooth kulaklık kalmamıştır.) Yani kablolu kulaklıklara benzer bir performansı bekleyebilirsiniz. Baslar biraz zayıf kalıyor ama sennheiser deneyimi olmayan birisi için Yaw ne güzel kulaklık bu denecek bir performansı var. Benim kulaklıklarım içerisinde en vasat sesi veren bu kulaklıktır. Ama bisiklete bineceksem başka kulaklık düşünmem bile. Benim için bu bir bisiklet kulaklığı.

Pil ömrü harika ötesi. Bitmiyor. Günlerce kullanıyorum. Hızlı şarj oluyor.

 

Kötü Yönleri Nedir?

Ben şarj kablosundan nefret ettim. Yahu standart değil neden anlamadım!! O kabloyu bulamayınca kullanamıyorum. Şansa evde aptal bir nikon fotoğraf makinası da aynı usb’ye benzer ama değil kabloyu kullanıyor da şarj kablo sayımız iki oldu. Bazen birini kaybedip diğerini buluyorum ama hep bir tane denk geldi şu ana kadar.

Parça atlama ve ses seviye tuşlarına alışmak zaman alıyor. Bence daha ergonomik olmalıydı.

Şu mavi ışığın yerini bulamıyorum. Power düğmesine basınca açabildim mi açamadım mı anlamam zaman alıyor.

Ama alet o kadar kullanışlı ki bisiklette. Hafif, uzun pil ömürlü. Bence tüm defolarını karşılıyor.

Bisiklete biniyorsan bence al bir tane.

Ben

Admin Bluetoothkulaklik

Kimim?

Ben orta yaşlarda bir teknoloji tutkunuyum.

Teknoloji satın alma konusunda çok iştahlıyım. Ama pek çokları gibi satın aldığım ürünü hızla tüketerek yenisini almam. Satın almadan önce çok araştırırım.

Aslında alışverişin bence en keyifli yönü satın almadan önce geçen araştırma sürecidir. Bu hemen hemen tüm alışverişlerimde yaşadığım ve inanılmaz keyif aldığım bir süreçtir.

Araştırırken çoğu zaman en pahalısına yönlenir ve bazen hiç alamaz noktaya gelebilirim. Ama sırf bu yüzden alabildiğim durumlarda çok uzun yıllar kullanabildiğim pek çok eğlenceli teknolojik oyuncağa sahip oldum.

Örnek vermem gerekirse bir televizyon alacaksam bu konuda en iyi markaları araştırır ve önce marka tercihimi belirlerim. Ardından o markanın ürünleri arasında kendim için en uygun olanı seçerim. Bunun yanısıra televizyon teknolojisini araştırır bu teknolojinin önümüzdeki dönemde ulaşacağı noktalara bakar ve alışveriş kararımı ona göre veririm.

Ben böyle bir şeyle neden uğraşıyorum?

Net bir gerçek var ki internet konusunda geç kalmış yada erken doğmuş ama bunun hakkını verememiş bir birey olarak aslında büyük fırsatları olan bir kuşağın parçasıyım. Ben bilgisayarla 80’li yıllarda tanışmış olsam da bu konuda gerçek anlamda bir iş yapamadım. Ama teknoloji ve ticaret konusunda çok çalıştım, çalışıyorum ve benim için başarılı diyenler de var :) İki farklı üniversitede mühendislik konularında eğitim alıp üzerine bir de MBA yaptığım halde kendimi Multi medya ve internet teknolojileriyle uğraşmaya çok daha yakın hissediyorum. Önümüzdeki yıllarda kendimi multi medya konularında eğitmeye adamayı düşünüyorum.

Teknolojiyi çok sevdiğimi söylemiştim ama en çok ses ve görüntü teknolojileriyle ilgileniyorum. Bir audiophile olduğumu söyleyebilirim. Bu konulara önemli harcamalar yaptım ve yapıyorum. Bunun yanısıra denizle ilgiliyim. Teknem var ve marin elektronik teknolojileriyle de çok ilgileniyorum.

Düşündüm ve bir blogla başlayıp yeni bloglar ekleyerek sesimi çıkartmaya başlayayım dedim. En hızlı şekilde internet dünyasına dahil olup bilgi paylaşabileceğim ve ses getirebileceğim alan olarak kulaklik alanını seçtim. Öncelikle elimde o kadar çok kullanmakta olduğum kulaklık var ki bunları anlatırsam zaten pek çok kişiye bilgi verebileceğim. Hit alacağım. Belki reklam gelirim bile olur :) Yeni kulaklıklar ödünç alıp deneyip paylaşmayı düşündüm.

Benim Önerilerim Kimlerin İlgisini Çekebilir?

Gerçekçi olalım. Ben herkesle arkadaş olamadığım gibi herkes benimle de arkadaş olamıyor. Neden? Çünkü farklıyız arkadaşlar. Benim seçimlerim farklı pekçokların farklı. Ama benim tercihlerime benzer tercihler yapanlar genelde benzer şeyleri seçebildikleri de yatsınamaz. Dolayısıyla ben neleri seçtiğimden bahsedeceğim ve belki de sizler de bunları seçiyorsunuzdur ve benim fikirlerim sizin için önemli olabilir.

Ne Dinlerim

Bugün elektronikten klasik müziğe geniş bir dinleme spectrumum var. Ama şöyle bir kadeh içkimi koyup lambalı amplilerimi ısıtıp bir müzik dinleyeceksem bu şu anda Pat Metheny’den New Year olur. Arabama binip biraz hızlı gitmek istiyorsam belki Jamiroquai yada Daft Punk olabilir. Teknemde gün batımına karşı bir kadeh içiyorsam Anita Baker dinleyebilir. Umarım bir anlam ifade etmiştir.

Gece dışarı çıktığımda beğendiğim mekanları da sizlerle paylaşabilirim. Şu anda ses sisteminden ve müziğinden keyif aldığım popüler mekanım Nublu İstanbul.

Nerede Dinlerim

Evimde 3 ayrı sistemde müzik dinlerim. Birisi Ses kaynağı olarak Olive 4HD kullandığım Accuphase Amplifikatöre bağlı Focal Berilium Electralar. Diğer sistemde ise ses kaynağım Ah!Audio Lambalı CD Player, Premaplim Consonance Opera Mono Power Lambalı Amplilerim iseMonson Anique Sound Lab Mono Power, Hoparlörler Usher Berilium serisi. Çalışma masamda ise Focal’in Masaüstü 2+1 sistemini kullanıyorum Focusrite harici ses kartıyla sürüyorum.

Aracımda ise Bang&Olufsen bir ses sistemim var. Ofisimde Timpani’den aldığım Qaudio Hoparlörler ve Focal 1000 serisi subwofer kullanıyorum. Ofisimde farklı alanlarda Focal hoparlörler kullanmaktayım.

Yukarıdaki tercihlerimden Berilium tizlere olan ilgimi anlayabilirsiniz. Tizleri ve dengeli basları çok beğeniyorum. Bu cihazların hepsini deneyerek satın aldım. Yıllardır kullanıyorum.

Marka Önemli Mi?

Ben işleri kolaylaştırmayı çok severim. Bu yönümü sevmeyip peşinen tercihlerimi sorgulamakta özgürsünüz. Belki bu aileden geçen bir özellik. Ben markalara sadık olurum. Daha doğrusu sadık olacak bir marka ararım. İşi ondan sonra markaya bırakmayı severim. Mesela otelde kalıyorsam belirli bir otel zincirine güvenmeyi tercih ederim. Heryerde farklı bir otel aramaktan bu bana daha kolay gelir. Bu alışverişlerimde de geçerlidir.

Sony Walkman kuşağından bir birey olarak Ipoda geçmekte ne kadar direndim size anlatamam. Sony bu kadar başarısız olmakta ısrar etmese bugün IPhone değil sony telefon (bakın modelini bile söyleyemiyorum) kullanıyor olurdum. Sadakatten kastım bu.

Tercihlerimi fashion/moda ile yapmam. Hatta tercih ettiğim pek çok marka görünüşünden ziyade özellikleriyle öne çıkar. Örneğin evimde kullandığım Accuphase Ampliyi gören hiç kimse ona böyle bir para ödediğimi aklından bile geçirmez ama alet inanılmaz iyi ve eskimiyor.

Bence her marka bir iddaa ile yola çıkıyor. Kimisi bunu sürdürüyor kimisi sadece fırsatçı bir şekilde pazara giriyor. Hani bilmemne pazarı büyüyor haydi biz de girip para kazanalım şeklinde. Bu ikinci grubu ben sevmiyorum ve tercih etmemekte çok diretiyorum. Sonuçta aldığımda oluyor yani pesettiğim oluyor. Hoşuma gidiyor mu? Hayır.

Bir başka başarısızlık örneği Pioneer. Plazma ekranını inanılmaz paralar ödeyerek 2009 da aldığımda Pioneer’ın artık plazma üretmeyeceğini bilmiyordum. Bugün hala çok memnun olarak kullandığım Pioneer TV’mi büyütemiyorum. Çünkü adamlar artık yapmıyorlar bu işi. Ben Sharp düşünüyor olsam da Samsung çok fırsatçı bir firma olarak görsem de bu alanda çok yatırım yaptı. Ama ben bu konuda çok kararsız olmaya devam ediyorum. Her ne kadar üst kata 55 ekran bir 3D Samsun alsam da, salonuma alacağım 84 ekran TV Samsung mu olacak yoksa Sharp mı karar veremedim. Size şu kadarını söyleyeyim Pioneer üretiyor olsaydı ben bu konuda düşünmüyor olurdum. Çünkü benim için TV Pioneer idir.

Benim diğer tercihlerim;

Masa Üstü Bilgisayar = Windows

Cep telefonu= Iphone

Hoparlör= Focal

Amplifikatör=Accuphase

DSL= Canon

Kulaklık=Sennheiser

vs..

Başka konularda da marka tercihlerimi cevaplamaya da açığım.

Neden Sennheiser?

İlk kulaklığım sony walkmen kulaklığıydı. Hayatımın önemli bir kısmını 83-98 arası sürekli kulağımda müzikle yaşadım. O yıllarda istanbul bu kadar kalabalık olmadığından olsa gerek araba altında kalmadan o dönemi atlattık:) Kaç kulaklık geçti elimden inanın sayısını bilmiyorum. Bu değişimler kimi yıllar yılda 2-3 kulaklık kimi yıllar hiç değiştirmeden şeklinde oldu. Bazı yıllar arkadaşlarda takas yapma şansları olduğundan hızlı upgradeler yaşadım. Ama her t anında tek bir kulaklığım olurdu. Bugün gibi 20 kulaklık sahibi olmak gibi bir durumum yoktu. Her neyse bir gün sınıf arkadaşım sennheiser kulaklığı dinlettiğinde gerçekten o an kullandığım kulaklıktan hızla kurtulup acilen bu sennheiser kulaklığı almak istedim. Ama öğrenci harçlığıyla doğubank’tan bu kulaklığı almak pek de kolay değildi. Devam yıllarda her zaman yeni bir kulaklık değil, yeni bir sennheiser aldım. Yani ben sennheiser beni terk edene kadar sennheiser’ı terketmeyeceğim :) Sony Walkman yüzme kulaklığı satınaldım geçenlerde ve sony’e bir daha şans vermeme konusunda kendime söz verdim. Uzak durun. Belki bir başka blogumda bu konuda yazabilirim.

Neden Bluetooth Kulaklık?

Bu domaini aslında çook önce satın almıştım. Dedim ya hayatımda online işlerden bir başarı elde edemedim. Yıllardır domain satın alıp belki bir gün birisine satarım diye düşünüp domainler almıştım. Şu and sayısı 100’lerle ifade edebileceğim miktarda domain var. Bunları nedense kimse benden satınalmak istemiyor. Ben de şu blog olaylarına bulaşıyorsam yazacağım konular konusunda benim domainler bana ilham veriyor. Baktım bluetoothkulaklik.com bende e ben de bu konuda yazarım dedim ve başladım. Tutar da yazdıklarım beğenilir faydalı olursa yazacak daha çoook domain var.

Bu siteden link istermisiniz?

Öncelikle bu site para kazanmak amacıyla yapılmadı. Siteyi beğenip paylaşmanız çok kıymetli. Sitenizi benimle paylaşır ve ben de bu siteyi beğenirsem karşılıklı link paylaşabiliriz. Bundan çok keyif alıyorum.